Sivil alanı korumak, onu kapatmak için tasarlanan hukuki çerçeveleri görünür kılmakla başlar.
“Yabancı ajan” yasaları çağımızın belirleyici otoriter araçlarından biri haline geldi. Türkiye’den Gürcistan’a, Macaristan’dan Sırp Cumhuriyeti’ne kadar dünyanın pek çok yerinde hükümetler benzer hukuki çerçevelerle sivil toplumu susturuyor, bağımsız medyayı kısıtlıyor ve muhalefeti dış müdahale olarak damgalayarak meşruiyetini sarsıyor. Bu yasaların ortak mantığı, gazetecilerin, aktivistlerin ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmasını hukuken kırılgan, toplumsal olarak da şüpheli hale getirmektir.
D84, etkilenen ülkelerdeki sivil toplum aktörleriyle yapılan derinlemesine analiz ve görüşmelerle bu küresel eğilimi izliyor; bu yasaların nasıl tasarlandığını, nasıl uygulandığını ve onlara nasıl direnildiğini haritalandırıyor. Araştırmamız, Türkiye’de önerilen yabancı ajan düzenlemesini Gürcistan, Macaristan, Bosna-Hersek ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki benzer örneklerle birlikte inceliyor ve yerel gerçeklikler ile daha geniş bir otoriter yöntemler dağarcığı arasındaki bağlantıları ortaya koyuyor.
Fritt Ord tarafından desteklenmektedir.